“Sarsılmaz Merkez”

Bir zamanlar, fırtınalarla dolu bir denizde yol alan bir gemici vardı.
Rüzgar sert esiyor, dalgalar yükseliyor, gemi sürekli sallanıyordu.
Ama gemici, her ne olursa olsun, pusulasına bakıyor ve sağlam kalıyordu.

Çünkü o biliyordu:
Gemiye yön veren pusula, dış koşullardan bağımsızdı.
O pusula, sarsılmaz bir merkezdi.

Bir gün, fırtınaların ortasında, gemici gözlerini kapadı ve kendi iç dünyasına döndü.
Orada, tüm karmaşanın ötesinde, bir şey vardı:
O, sadece vardı.
Saf, değişmez ve özgürdü.

İşte o merkez, hayatın fırtınalarına karşı dayanıklı durmasını sağlıyordu.
Ve gemici artık biliyordu ki,
bu varoluş halini hatırladığı sürece,
ne fırtına gelirse gelsin,
sarsılmaz bir merkezinde duracaktı.