“Ben, Hem Sınır Hem Sınırsızım”

Gözlerini kapat.
Derin bir nefes al.
Bedenini hisset…
Kaslarının, kemiklerinin, teninin çizdiği sınırları fark et.
Bu sınırlar seni tutuyor, sana şekil veriyor.
Ve şefkatle fısılda:
“Teşekkür ederim, bana deneyim alanı sunduğun için.”

Şimdi nefesini biraz daha derinleştir.
Düşüncelerini izle.
Bazıları sana ‘buraya kadar’ diyor, bazıları ‘ötesi yok’ diye fısıldıyor.
Onlara da teşekkür et.
“Teşekkür ederim, beni korumak için çizdiğin çizgiler için.”

Sonra, kalbinin içindeki o sınırsız boşluğa odaklan.
Bir an için bedenini, zamanını, hikâyeni unut.
Sonsuz, geniş, huzurlu bir denizin ortasındasın.
Ve orada, fısıldayan o kadim sesi duy:
“Sen, sınırsızsın.”

Şimdi her iki hâli de kucakla.
Sınırlı olan seni de, sınırsız olan seni de…
Ve kalbinden sözcükler dökülsün:

“Ben, hem sınır hem sınırsızım.
Dünya ile gökyüzü, beden ile ruh, zaman ile sonsuzluk benim içimde buluşuyor.”

Bu sözle, hem köklenmiş hem özgür olmanın huzuruyla gözlerini aç.

Enjoy the best design and functions combined together

Sed ut perspiciatis unde omnis iste natus error sit voluptatem accusantium doloremque laudantium, totam rem aperiam, eaque ipsa quae ab illo inventore veritatis.