Bu cümlenin ardında
bir bitiş değil,
bir başlangıç yok.
Orada yalnızca olmuşluk var.
Arayışın durduğu,
sorgunun yumuşadığı,
zihnin geri çekilip kalbinin
ilk söz hakkını aldığı o yer.
Duyuyorsun çünkü
artık kanıt peşinde değilsin.
İspat aramıyor, hızla çözmeye çalışmıyor,
hiçbir şeyi zorlamıyorsun.
Duyuyorsun çünkü
hakikati artık dışarıdan değil,
içeriden işitiyorsun.
Ve bu duyma hâli,
ne kulakla ne akılla
sadece bilinçle oluyor.
O yüzden sessiz:
Çünkü gürültüye ihtiyacı yok.
O yüzden net:
Çünkü açıklanmaya ihtiyacı yok.
Ve o yüzden derin:
Çünkü sen artık yüzeyde yaşamıyorsun.
Bu cümle, bugünün en saf tanıklığıdır:
“Ben duydum. Ve duyduğum kendimdim.” 🌙✨
