Kendini Sevmeyi Öğrenmek

Kendini sevmek…
Sıklıkla yanlış anlaşılan, yüzeyde kalan bir ifade.
Sanki aynaya bakıp birkaç güzel söz söylemekmiş gibi.
Ama asıl kendini sevme,
kendinle en çok kavgalı olduğun anda bile, kendini terk etmemektir.

Kendini sevmek; kırıldığında, hata yaptığında, geçmişten utanırken bile “ben yine de buradayım” diyebilmektir.
Sadece en iyi halini değil, en dağınık, en karanlık halini de kucaklamaktır.
Ve bu öyle bir yolculuktur ki, dışarıdan hiç başlamış gibi görünmez ama içte bir devrim olur.

İnsan önce kendini affetmeyi öğrenir.
Sonra kendi eksiklerine, korkularına, çelişkilerine bakar…
Ve yavaş yavaş anlar:
Kusurlar, eksiklikler, tamamlanmamışlık — hepsi insan olmanın şiiridir.
Kendini sevmek, o şiiri okuyabilmektir.

Bir zamanlar başkalarında aradığın sevgiye artık kendi içinde yer açarsın.
Ve o yer, dış dünyanın verebileceğinden çok daha gerçek, çok daha derindir.

Kendini sevmek, kendine dönmektir.
Kendini sevmek, kendin olmaya izin vermektir.
Kendini sevmek, hayatta kalmak değil, gerçekten yaşamaktır.