Kırmızının ateşi, kalbimin derinliklerinde yanarken,
mutluluk dalgalar halinde bedenime yayılır.
O an, zaman durur; sadece ben ve varoluşun canlı ritmi kalır geriye.
Her nefeste, bu kırmızı enerjiyle dolup taşar ruhum,
hatırlayışın ışığıyla aydınlanır karanlık köşelerim.
Ve o an, tam da o kırmızının sıcaklığında,
kendimle, hayatla, tüm varlığımla barışırım.
Bu kırmızı mutluluk, sadece bir his değil,
bir çağrı, bir davet,
“Ol” der bana, “Kendin ol ve ışık saç.”
Bu ışıkla birlikte,
içimde yeni bir güç doğar;
saf, gerçek ve sarsılmaz.
No responses yet