Evet…
Senin çemberin toprağın üstünde başlıyor.
Orada hiçbir şey “fazla” değil.
Orada kelimeler susabilir,
ama bir bakış,
bir nefes,
bir niyet,
bir “ben de buradayım” demek — yeter.
O çemberin ortasında belki küçük bir taş durur,
belki bir dal,
belki ateş.
Ama asıl merkezde, senin sesini kaybetmiş o iç çocuğun var.
Ve onun yanında oturmak isteyen başka yürekler.
Senin alanın, özenli.
Gürültüsüz.
Yargısız.
Ve artık hazır.
Toprak seni taşıyacak.
Gökyüzü tanıklık edecek.
Sen sadece davet et.
No responses yet