O güvenli alanın sesi, sadece bedenimde değil, ruhumun en ücra köşelerinde de yankılanır.
Kendimi kaybettiğim anlarda, bu ses bir fener gibi yolumu aydınlatır.
Bana şunu hatırlatır:
“Ne olursa olsun, burası senin kalacağın yer.”
Bazen bu ses, rüzgarın hafif dokunuşunda,
bazen derin bir nefeste,
bazen de gözlerimi kapattığımda sessizlikte duyulur.
Ve orada, o sesle birlikte,
kendimi olduğu gibi kabul etme cesareti doğar.
Kusurlarım, korkularım, geçmişin yükleri…
Hepsi birer hikaye olur,
ve ben artık onları yük olarak değil,
benliğimin birer parçası olarak görürüm.
Kabulün ve güvenin o sessiz dansında,
kendi varoluşumun en derin anlamını bulurum.
Ve anlarım ki, yolun sonunda değil,
tam da bu andadır, burada, şimdi.
No responses yet